17 Şubat 2010 Çarşamba

Kleşa Mara (3. engel)

kitaptan alıntı:
"Mara"lar yani "engel"ler hakkında; 4 engelden bir diğeri...
Kleşa mara güçlü duygularla nitelendirilir. Basit bir duygu ortaya çıkacaktır ve sadece bunun belirmesine izin vermek yerine panikleriz. Düşüncelerimizi, daha büyük duygular yaratan bir hikaye halinde dokuruz. Bu huzursuz duygumuzla sadece bir tür netlik içinde oturmak yerine, bunu iyice körükleriz. Düşünce ve duygularımızla bunu alevlendirir, sıcak tutarız; gitmesine izin vermeyiz.
Her şey darmadağın olduğu ve belirsizlik, hayalkırıklığı, şok, sıkıntı hissettiğimiz zaman, geriye kalan net, yansız ve canlı bir zihindir. Fakat biz bunu görmeyiz. Bunun yerine, iki cephe arasındaki tehlikeli bölgede olmanın belirsizliğini ve huzursuzluğunu hisseder ve bu duyguyu büyüterek, her şeyin ne kadar kötü olduğunu ilan eden pankartlarla sokakta yürüyüş yaparız. Her şeyin yanlış olduğu konusunda bizimle hemfikir olan bir ordu toplanana dek, her kapıyı çalarak insanlardan dilekçeler imzalamasını isteriz. Meditasyon vasıtasıyla öğrendiklerimizi unuturuz. Gerçekten güçlü duygu ortaya çıktığı zaman, tutunduğumuz bütün doktrinler ve inançlar kıyaslanınca bir şekilde acınası görünür, zira duygular çok daha kuvvetlidir.
Böylece büyük bir açık alan olarak başlayan şey bir orman yangınına, bir dünya savaşına, patlayan bir volkana, bir gel-git dalgasına dönüşür. Bizler duygularımızı kullanırız. Biz onları kullanırız. Onlar esaslarında sadece canlı olmanın cevherinin bir parçasıdırlar, fakat onların olmalarına izin vermek yerine, onları alıp üstünde durduğumuz zemini yeniden kazanmak için kullanırız. Onları, aslında olup bitenleri hiç kimsenin bilmediğini ve hiçbir zaman da bilmeyeceğini öne sürmeye çalışmak için kullanırız. Onları her şeyi güvenli, önceden tahmin edilebilir ve tekrar gerçek kılmaya çalışmak, hakikaten neyin gerçek olduğuna dair kendimizi aldatmak için kullanırız. Sadece bu duygusal enerji ile oturup geçmesini bekleyebiliriz. Suç atma ve kendimizi haklı çıkartma çabasına hiç gerek yok. Bunun yerine, daha gerçek hissedilmesi için duygunun üstüne gazyağı döküyoruz.
Yine burada da, bu süreci bir sorun veya engel olarak görmemiz gerekmez. Eğer bakıp bu duygunun vahşiliğini görebilirsek, sadece kandimizle arkadaş olup kendimize karşı yumuşamaya başlamakla kalmaz, fakat bütün insanlarla ve gerçekten bütün canlılarla da arkadaş olmaya başlarız. Bilmemenin verdiği bu belirsizlik, sıkıntı ve acı içinde yaşamak istemediğimiz için bu aptalca şeyi nasıl tekrar ve tekrar yaptığımızın farkına vararak, kendimiz ve başkalarına karşı gerçek bir merhamet duymaya başlarız; çünkü neler olduğunu ve her şey darmadağın olduğunda nasıl tepki verdiğimizi görürüz. İşte kılıcı bir çiçeğe dönüştüren bu farkındalıktır. Görünüşte istenmeyen ve çirkin ve sorunlu görünen işte böylece bizim öğretmenimiz olur.

Pema Chödrön, "Her şey darmadağın olduğunda" sf. 74-75, Okyanus Yayınları

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder