12 Mart 2010 Cuma

Yoga ve fiziksel hijyen -2


Merkezi sinir sistemi bütün enerjinin deposudur. Bedende aktif olmayan ve aktive edilmesi gereken, gizil merkezler vardır. Asanalar bir ölçüde buna yardımcı olabilirler. Sayıca seksen dört olduğu söylenmekle birlikte, temel asanalar azdır. Bhucangasana (kobra duruşu), şalabhasana (çekirge duruşu) ve dhanurasana (yay duruşu) gibi geri bükülme pozları; halasana (saban duruşu) ve patçimottanasana (sırtı germe duruşu) gibi öne eğilme pozları; ardha matsyendrasana (yarım omurga dönüşü duruşu) gibi dönüş pozları; sarvangasana (omuzda kalkma duruşu), sirshasana (başüstü duruş) gibi ters pozlar – hepsi omurgayı elastik ve çevik tutar. Yoga anatomisine göre, temel nadi (pranik kanal) suşumna, omurgadan geçer. On dört temel nadiden, esas üçü ida, pingala ve suşumnadır. Asanalar omurganın esnekliğini koruyarak ve canlandırarak, arayışçının, onun içindeki psişik geçitten enerjisini serbest bırakmasını mümkün kılar.
Yukarda bahsi geçen şatkarmalar ancak iç organları temiz tutmaya yarar. Merkezi sinir sistemi kendi başına pek önem taşımaz. Bedenin ayrıca endokrin bezleri de vardır: epifiz, hipofiz, tiroid, paratiroid, timus, vs. bu bezler hormon salgılarlar ve onların salgıları kan akışına karışırlar. İşte bu sebeple, yalnızca fiziksel organizmanın gelişmesine yardım etmeyip kişilik yapısını da incelikle etkilemesinden ötürü, bu işleyişi düzgün tutmak elzemdir. Bu yüzden yoga fizyolojik-psikoloji alanına girer. Mudralar, bezlerin ve iç organların canlanmasını amaçlayan doğal egzersizlerdir. Bunlar yoga mudra, maha mudra, maha bheda mudra ve benzerleridir. Mudralar, fiziksel sağlık için gereken yogik tekniklerdendir.

Üçüncü önemli teknik pranayamadır. Çift yönlü etkisi vardır. Fiziksel araçları saf ve iyi durumda tutmaya, ve aynı zamanda, insanın zihinsel-duygusal oluşunun kontrolüne, düzenlenmesine ve kanalize olmasına yardımcı olur. Pranayama, kontrollü, ritmik ve düzenli nefes demektir. Prana, zor kavranan, evrensel, kozmik gücün fiziksel bedendeki kaba tezahürüdür.Tüm hisseden varlıklara hayat veren bu kozmik enerjidir. Pranayama bu yaşam gücünün muhafazası ve dağıtımı tekniğidir.
Solunum sistemi, nefes alırken oksijen çeker, nefes verirken karbondioksit boşaltır. Sistemin oksijenlenmesi, bedeni saf, hafif ve aktif kılar. Solunum bilimi, doğru anlaşılıp düzgün çalışılmadıkça, çeşitli zihinsel ve duygusal çatışmalara ve delişmenkliklere yol açabilecek dengesiz solunum olasılığı doğabilir. Sayısız sevinç ve üzüntüsüyle dünya, üzerimize şiddetle tesir eder ve biz hayatın gerçekçi bir ayarını bulmakta çoğu zaman başarısız kalırız. Prananın insan üstündeki etkisi ve zihinle beden arasındaki ilinti yogada tamamen farkedilmiştir.
Buradan hareketle, yoganın, fiziksel hijyen alanında büyük katkısı, ve bilimsel ve etkili rolü vardır.

YOGANIN DİNAMİĞİ, BÖLÜM 1 -AÇIKLANAN YOGA, Swami Satyananda Saraswati

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder