3 Aralık 2014 Çarşamba

Şenpa Sendromu "Kalmayı Öğrenmek" -3-

Pema Chödrön’den “şenpa” kavramı üzerine...

Asla kökenine varamayız, dün akşam bahsettiğim uyuz gibi. O olayda söz konusu olan köken, sahiden huzursuzluğu deneyimlemektir. Kaşıntıyı deneyimlemeliyiz. Şenpayı deneyimlemeliyiz, ondan sonra, bunu dışa vurmamalıyız.

Dışa vurmama işine kaçınmak diyeceğim. Ayrıca, ruhsal öğretilerde buna “feragat” de denir. Bu ilginçtir, çünkü, feragat için kullanılan Tibet sözcüğü “şenluk”tur ve “şenpanın altını üstüne getiren” anlamına gelir. Feragat, yiyecekten, ya da seksten, yahut ilişkiden, veya, her ne ise ondan feragat etmeyi kastetmez. Şu terim vardır: bu hayata bağımlı olmamak, dünyevi şeylere bağımlı olmamak. Gerçekten, şeylerin kendileri değildir söz konusu olan, şenpadır burada bahsedilen. Feragat edeceğimiz şey ya da kaçınacağımız şey şenpanın kendisidir.




Feragat, şenluk, şenpayı alt üst eden anlamına gelir, ya da onu sarsalayan. Garip olan şu ki, şenpayı hakikaten terk etmenin yolu yoktur. Biri size belli bir şekilde bakar veya, haydi yalnızca yüzleşirsek, belli bir şarkı duyarsınız, belli bir koku duyarsınız, belli bir odaya girersiniz, ve bum! Hele de travmatik temeli bulunuyorsa. Ve bilirsiniz ki, onun şimdiyle hiç bir alakası yoktur. Yine de, o oradadır işte: o istemsizcedir.

resim: Filiz Unat