1 Mayıs 2016 Pazar

Şenpa Sendromu "Kalmayı Öğrenmek" -5-

Pema Chödrön’den “şenpa” kavramı üzerine...

Biliyorsunuz, eğer alkolikseniz, ya da alkoliktiyseniz, yahut kurtulmaya çalışan bir alkolikseniz, bilirsiniz ki, içmeyi bırakmanız gerekir. Sizin durumunuzda, döngüyü kırmak bakımından, ufak bir yudum almakla o iş hallolmaz. Ne kadar kaçınmanız gerektiğine dair farklı dereceler vardır. 
Şenpa hakkında, cehaleti kuvvetlendiren bir şey olmalı, bir alışkanlık kalıbı, tam zincirleme reaksiyon esnasında bile onu görmezden gelmek, hatta kaşıdığını bile bilmezlikten gelmek, bütün bedenine yayıldığını bilmemek, ölümüne kanadığını bilmemek.


Bağımlılık hakikaten kuvvetlendiğinde bilirsiniz. Gelinime otuz beş yaşındayken, alkol zehirlenmesinden en fazla iki ay ömür biçtiler, karaciğerinde siroz vardı. Dün gece kendisi buradaydı. Yaşadı. Ayık. Üzerinden beş yıl geçti. Ama, sahiden dibe vurması gerekti. Ve, size söylüyorum, bir balon gibi uçmuştu. Sarımsı yeşil renk almıştı, ve gözleri açık turuncuydu, ve içmeyi bırakmayacaktı. Onu hastaneye götürmem gerekecekti, ve ona şişelerce sıvı zerk edecekler, onu gitmesi için salıverdiklerindeyse, eve dönüp tekrar içecekti.


Bazen insanlar bunu hiç bırakamazlar. Neden öyle şeyler yapıyoruz? Hepimiz öyle şeyler yapıyoruz; ama o dereceye kadar, ama daha azı. Neden? Aptalca. Ama onu yapmamızın sebebi çünkü o içkiyi ya da kaşıntıyı -her ne şekilde olursa- konfor fikriyle özdeşleştiriyoruz. Temel rahatsızlıktan uzaklaşmak için, belli şeylerde rahatı buluyoruz, makul ölçülerde hayatımızı güzelleştirebilecek yerde onlar bağımlılık özelliğiyle dolmaya başlıyor. O zaman da, hayatımızı renklendirebilecek şey, ya da hayatımıza keyif katabilecek –bir tat, bir koku, ya da bir aktivite gibi, ya da herhangi bir şey- hayatımızı kabusa çevirmeye başlar. Bütün kazancımız, bu kısa vadeli semptom giderici olur.