13 Şubat 2013 Çarşamba

Yoga Felsefesi: Bir Önsöz -4


Yogik felsefe, Nihaî olana giden kısa yollar sunmaz, uzun ve kaplumbağa hızında bir yol tarif eder. Yaşamlarımızın o kısalığı, misyonumuzun aciliyetini anlamamızı zorunlu kılar. Kendimizi anlamaktan bağımsız bir farkındalık yoktur ve kendi yaradılışımıza aldırmamaktan farklı bir cehalet yoktur. Ruhsal özgürleşme, yalnızca beden ve zihnin zorlu deneyimleriyle ele geçen dengeyle doğar. Ve ilahiliğin kolektif farkındalığı diye bir şey olamaz. Burada, her bireyin sorumluluğu kendinedir. Kendi kendinin işvereni ve kendi kendinin lideridir. Kararları doğrultusunda ayakta kalacak ya da düşecektir. Yogik yolda esas olan bozulmazlıktır. İrade zayıflığı, kararda zaaf, zihnin tereddütleri belki püriten felsefedeki günahın muadili sayılabilir. Bunlar, yogik felsefe özü soğurduğundan yok sayılır. Zayıf bir adam embriyoyken güçlüdür. Ruhsal olmayan, cehaletin içinde bir ruhsallık deposudur. Yoga felsefesi insanı cehaletten bilgeliğe, güçsüzlükten sınırsız güce, fanilikten sonsuzluğa götürür.

 Ruhsal hareketlerin fazlalılığı, ruhsal seçimi zorlaştırır. Yoga, felsefi düşünceyi muğlâklığın sardığı zamanda imdadımıza yetişen bir mirastır. Dikkatle korunması ve her fazında özenle çalışmayı gerektiren bir miras.


YOGANIN DİNAMİĞİ, BÖLÜM 1 -AÇIKLANAN YOGA Swami Satyananda Saraswati

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder