28 Ocak 2019 Pazartesi

Mantraların Gizemi - Atölye

Günümüz toplumlarında çoktandır ve hızla yayılan yoga öğretisinde, mantralar hayli saklı ve sınırlı kalan, niş bir uygulamadır.
Mantra konusunu biraz daha açmak ve tanıtmak amacıyla, hem teorik hem uygulamalı gerçekleşecek olan bu atölyede, Uma kendi deneyim ve bilgileri doğrultusunda, derinlemesine ve geniş bir pencereden konuyu işlerken, katılımcının dilerse kendi yoga çalışmalarına eklemesi için mantra kullanımını pratik yönleriyle de ele alacak.


MANTRA
Sihirli sözcükler olarak anılır. Temelde Sanskritçe kökenlidir, sıklıkla basit melodiler ve ritimlerle kullanılır. Yogada, zihni daha derinlere ve bilinci üst seviyeye taşımakta başvurulan temel uygulamalardan biri olan mantralar, şifa için ya da asanalarla kullanılageldiği gibi, meditasyondan ayrı ele alınamayacak temel ve önemli bir konsantrasyon tekniği olarak düşünce dalgalarını durdurma yöntemleri arasında çok tercih edilir.  Pek çok farklı alanda yararlanılan mantraların bir özelliği de, zihni korumak ve bedenimiz gibi zinde tutmaktır.


Mantra, her zihnin kendi özgürleşme yolunda özel bir anahtardır.

---

YER : YogaŞala - Nişantaşı Başvuru için tıkla.

TARİH : 24 Şubat, 2019

SAAT : 15.30-18.30

ÜCRET : 250 TL   (20 TL erken ödeme indirimi için son gün 28 Ocak 2019’dur.)

  • Her seviyeye açıktır.

  • Etkinliğin 2 saat öncesinden itibaren yemek kesilmelidir.

  • Aktivite lisanı Türkçe’dir.

  • Atölyenin yapılabilmesi için 10 Şubat 2019 tarihine kadar minimum 10 kayıt gerekmektedir. Yeterli kayıt olmaması durumunda atölye iptal edilerek ücret iadesi yapılacaktır.

  • Atölye için sadece nakit ödeme alınabilmektedir. İptallerde ücret iadesi mümkün değildir.

23 Kasım 2017 Perşembe

Esaslı bir yolculuk bizi bekler.

Epeydir kafamı kurcalıyordu; pes ediyordum. Neden, niçin, demeden devam et derim kendime çoğu kereler. Gerekeni yap. Ancak yaşamana engel teşkil eden neler var onu da etraflıca düşün. Kendime soruyordum, bu öğlen seansları bana ne öğretiyor. Bu her seviyeye açık, bu hep aynı gün ve saatlerde... yeni başlayanlara uygun ibaresi doğrultusunda kimisi deneyimsiz katılımcılar; ya da, seansların lokomotifi ve belkemiği niteliğinde, salona ya sığmazsa denebilecek sayıda yıllanmış yoga tutkunları.

Öğleyin bina kapısından itibaren nabızlarını yoklamaya başladığım yogacıların hiçbiri henüz bana ne denli heyecan verdiğinin farkında değil. Evde başlayan tatlı hazırlığımın bilinçaltı yolculuğu, asansörle birlikte en yukarıya tırmanır. Girişte ayakkabılarımızı çıkartırken, bir yandan çantamı kapı aralığından içeri yollarım. İşte büyülü yoga atmosferine hepimiz hoş geldik. Böyle cereyan ediyor içimde. Çünkü birazdan hep birlikte maceraya atılacağız. O cesur ve meraklı yürekleri görürüm, bekleme salonunda bana dönüp adeta muzipçe parlayan gözlerde. Bilen bilir, önceden kestirilemez bir akışta işler yoga seanslarım. Çoğu mentorship öğrencim, samimiyetle yoga seanslarımın yapısını anlamaya çalışırlar. Onlara bu konuda tek verebileceğim, kendi rotalarını çizmek için dikkat edilecek, ufak görünen oysa önem taşıyan prensiplerimdir.
Türkçedeki bu terimin nefasetine burada tekrar hayran oluyorum: nabız yoklamak. Galiba tek sırrım bu. Asansörde başlayan bu işlem artan yoğunluğuyla çay ve su alınabilen bekleme salonunda sürer. Stüdyoya geçtiğimde mumları yakarken, onları -bence- gerekli noktalara taşırken; battaniye bölümünden yerime gider gelirken, en sonunda kapıyı örterken, tüm titreşimleriyle oradaki varlıkları duyumsarım. Sonra, klişe bir iki soruyla devam ederim. Giderek seans akışının sırrı zihnimde goncalanır. Yaygım da serilmiş, saat ve bardak yanı başımdaysa, yerim hazırdır. O zaman önüme geldiği gibi serbestçe dolaşırım aralarında, hemen hemen herkes artık matlarındadır.
İçerisi, kimi müzmin, kimi akut farklı sağlık konuları taşıyan, her yaştan ve cinsiyetten, her sınıftan, her dinden, her ırktan ve milliyetten; yenisiyle eskisiyle çok çeşitli bir grupla dolmuştur. Bu zenginliktir beni aşık eden. Beklenmedik her şeye hazır olmak bambaşka bir dinamik katar bana.

Bazen yoga alanımıza henüz tam bırakılamamış dış dünyadan bir konu çağırdığım olur. Yahut da her şey olup bitmektedir ve biz yoga çalışırken de dünya pekala dönmesine devam etmektedir.
*Fotograflar: Uma

1 Mayıs 2016 Pazar

Şenpa Sendromu "Kalmayı Öğrenmek" -5-

Pema Chödrön’den “şenpa” kavramı üzerine...

Biliyorsunuz, eğer alkolikseniz, ya da alkoliktiyseniz, yahut kurtulmaya çalışan bir alkolikseniz, bilirsiniz ki, içmeyi bırakmanız gerekir. Sizin durumunuzda, döngüyü kırmak bakımından, ufak bir yudum almakla o iş hallolmaz. Ne kadar kaçınmanız gerektiğine dair farklı dereceler vardır. 
Şenpa hakkında, cehaleti kuvvetlendiren bir şey olmalı, bir alışkanlık kalıbı, tam zincirleme reaksiyon esnasında bile onu görmezden gelmek, hatta kaşıdığını bile bilmezlikten gelmek, bütün bedenine yayıldığını bilmemek, ölümüne kanadığını bilmemek.


Bağımlılık hakikaten kuvvetlendiğinde bilirsiniz. Gelinime otuz beş yaşındayken, alkol zehirlenmesinden en fazla iki ay ömür biçtiler, karaciğerinde siroz vardı. Dün gece kendisi buradaydı. Yaşadı. Ayık. Üzerinden beş yıl geçti. Ama, sahiden dibe vurması gerekti. Ve, size söylüyorum, bir balon gibi uçmuştu. Sarımsı yeşil renk almıştı, ve gözleri açık turuncuydu, ve içmeyi bırakmayacaktı. Onu hastaneye götürmem gerekecekti, ve ona şişelerce sıvı zerk edecekler, onu gitmesi için salıverdiklerindeyse, eve dönüp tekrar içecekti.


Bazen insanlar bunu hiç bırakamazlar. Neden öyle şeyler yapıyoruz? Hepimiz öyle şeyler yapıyoruz; ama o dereceye kadar, ama daha azı. Neden? Aptalca. Ama onu yapmamızın sebebi çünkü o içkiyi ya da kaşıntıyı -her ne şekilde olursa- konfor fikriyle özdeşleştiriyoruz. Temel rahatsızlıktan uzaklaşmak için, belli şeylerde rahatı buluyoruz, makul ölçülerde hayatımızı güzelleştirebilecek yerde onlar bağımlılık özelliğiyle dolmaya başlıyor. O zaman da, hayatımızı renklendirebilecek şey, ya da hayatımıza keyif katabilecek –bir tat, bir koku, ya da bir aktivite gibi, ya da herhangi bir şey- hayatımızı kabusa çevirmeye başlar. Bütün kazancımız, bu kısa vadeli semptom giderici olur.


26 Şubat 2016 Cuma

Yoga da ustasıyla, tatil de!

Akdeniz’in kucağı Villa Mahal’de Uma ile yoga
En güzel mevsimde yoga fırsatı.*
Uma’nın engin tecrübesiyle, esnek ve yoğun bir program uygularken, yogada nefes, asana, meditasyon ve gevşemelerin dengesi korunacak. Derinleşmeyi arzu ettiğiniz konular varsa Uma’yla çalışma imkanı bulacaksınız. Bu uygulamalar sağlıklı beslenmeyle desteklenecek.

Uzayan günlerin serin saatlerinde yoganızı yapar, arta kalan zamanlarınızda gönlünüzce dinlenebilirsiniz.

Villa Mahal yıllardır aldığı ödüllerle muhteşem hizmetini korurken, Kalkan’ın en nadide sahiline ve rüya manzarasına sahip.

Mayıs’ın canlandırıcı etkisi Kalkan’ın en güzel zamanıdır.
Bu özel zamanı, özel hocayı ve özel mekanı bir arada bulmak çok özel bir fırsat.

* Her seviyeye açıktır. Yoga matınızı getiriniz.

Kayıt- Rezervasyon**:
info@villamahal.com
+90 (242) 844 32 68/ +90 (533) 766 86 22

Son Başvuru: 12 Nisan 2016
Minimum 10 katılımcıyla gerçekleşir.
**Önemli: Uçakla gelecekseniz, kayıt olmadan önce uçuş rezervasyonu yapmanızı rica ediyoruz.

Ücretler***:
(Bir hafta ve üç günlük olarak ayrı ayrı belirtilmiştir.)

Moonlight Room:
Bir hafta: DBL - 2800TL,  SNG - 3700TL
Üç gün: DBL - 1400TL, SNG - 1800TL

Moonlight Deluxe:
Bir hafta: DBL - 2900TL, SNG - 4000TL
Üç gün: DBL - 1600TL, SNG - 2000TL

Sunset Deluxe:
Bir hafta: DBL - 3200TL, SNG - 4200TL

Üç gün: DBL - 1800TL, SNG - 2100TL

Yataklar çift kişiliktir.
DBL: İki kişi paylaşımlı, SNG: Tek kişi (paylaşımsız).
Aile veya grup için özel havuzlu villa başvuruya tâbidir.

***Sabah ve akşam Uma ile yoga seansı, konaklama, kahvaltı ve öğle yemeği (vejetaryen), KDV ücretlere dahildir.
Rezervasyon onayı için %50 depozit alınır. İptallerde depozit iadesi yoktur.
Öbür yarısı varışta ödenir. Nakit ödemede %5 indirim imkanı sağlanır.


Ayrıca Faydalanabieceğiniz Etkinlikler:
- Günübirlik gulet turu (yemekli).
- Dalga sesleri eşliğinde masaj.
- Likya Yolu’nda yürüyüş.
- Villa Mahal plajında her türlü su sporu.
- Antik Şehir turu (Patara, Kekova, Myra).
- Ev sahibiniz İpek’le Kalkan ve Kaş’ta alışveriş turu.

Ulaşım:
İstanbul’dan gelişlerde, Dalaman’a sabah uçuşlarını öneriyoruz.
Dalaman’dan Kalkan’a dolmuş, taksi veya transfer imkanı bulunuyor.
Dalaman/Kalkan transferi istek üzerine tarafımızdan organize edilebilir.